|
İstanbul'da düzenlenen 13. Dünya Tüp Bebek ve Genetik Kongresi, ilginç bir ismi ağırlıyor. Fransız Doktor Moncef Benkhalifa, insanın genetik kodunu bir çipe yerleştirerek saklamayı ve üzerinde araştırmalar yapmayı başaran ilk isim. Benckhalifa, konuk doktorların katıldığı basına kapalı yapılan Boğaz turunda çalışmalarını anlattı. İnsana dair tüm bilgileri küçük bir çipe mi depoluyorsunuz? Evet. Biliyorum, kafanızda canlandırmanız biraz zor. Kalıtımsal malzeme olan genomları kapsayan 2 bin 600 değişik DNA klonu biriktirdik. Bunları çiplere koyduk ve bu yolla insanın gen haritasının bir nevi fotoğrafını çektik. Peki bu size ne sağladı? Şu an elinizde bu çağın insanı ile ilgili tüm genetik bilgiler var sanırım. Amacımız ileriki dönemlerde başgösterecek hastalıklara önceden tanı koymak ve onları önlemek. Genetik tarama yapıldığında hangi genlerde ne gibi zayıflıklar olduğunu görüp, hangi dönemde hangi hastalık riski taşıdığını söylüyoruz. Böylece kısırlık da önlenebiliyor mu? Duruma bağlı. En azından kısırlık riski olduğu önceden söyleniyor. Örneğin bazı kadınların yumurtalarında sorun olacağını görüyoruz, ileride kısır kalma riskleri olduğunu söylüyoruz. Bazılarına da erken menopoz tanısı koyuyoruz. Peki ya genetik yapıda değiştirilmeyecek bozukluk tespit ederseniz? O zaman tüp bebek yöntemine başvuruyoruz. Yani gen haritasına bakarak tüp bebek yöntemini tavsiye ediyoruz. Türkiye'de hala bir grup, kısırlık deyince tüm sorumluluğu kadına atıyor. O kadar yanlış ki! Kısırlık problemiyle gelen çiftlerin yüzde 50'sinde sorun kadından, 50'sinde de erkekten kaynaklanıyor. Erkek kısırlığının nedenleri neler? Genetik faktörlerin yanı sıra kötü beslenme, çalışma koşulları ve stres etkili oluyor. Tarım ve kimya sektöründe çalışanlar risk altında. Çok yağlı besinler ve sigara da sperm kalitesi ve miktarını düşürüyor. Farklı grup ve milliyetten insanların genetik yapısı üzerine çalışıyorsunuz. Türkler'le ilgili ne söyleyebilirsiniz? Akraba evlilikleri genetik yapıyı bozuyor, önlemek gerek. Gereğinden fazla yiyorsunuz, obezitenin artma riski var. Çalışma şartlarınız ağır, strese neden oluyor ve bir çok sorunu beraberinde getiriyor. TÜP BEBEKTE ÇOĞUL GEBELİK DOĞRU MU?
İzmir'de yaşanan yediz gebelik olayının olumsuz sonuçlanması, tüp bebek ve aşılama yöntemlerinden sonra oluşan gebelikteki embriyon sayısını gündeme getirdi. Dünya Tüp Bebek Kongresi ve Jinemed Hastanesi'ndeki hasta kabulleri için İstanbul'a gelen New York Cornell Üniversitesi Kısırlık Tedavisi ve Üreme Merkezi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Kutlukhan Oktay, konuyla ilgili şunları söyledi:
'Tüp bebek uygulamasına başlandığı ilk yıllarda Avrupa'da başarı oranları düşük olduğundan, bunun telafisi için çok sayıda embriyon transfer ediliyordu. Ama şimdi Avrupa'nın birçok ülkesinde bir veya ikiden fazla embriyonun nakli konusunda yasak var.'' Üzücü sonuçlar İkizin üzerindeki gebeliklerin mümkün olduğunca azaltılmasında yarar olduğunu ifade eden profesör ''Tüp bebek yöntemi ve aşılama tedavilerinde ilaç verildiği için bu olaya dikkat edilmezse üzücü sonuçlar doğurabilir. Taşınan çocuk sayısı arttıkça erken doğum ve çocukların engelli olma olasılığı da giderek fazlalaşıyor. Öyle bir hamilelik hem anneyi hem de bebeklerini riske sokuyor'' dedi. Kaynak: aksam.com.tr
|